www.kayarcik.net

Uzaktaki o köy, KAYARCIK köyü.

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Yaz yağmuru özlemi

Sayfayı gönder Yazdır

Rüstem ULUDAĞ (Em.Öğrt.) 

Çok oluyor görmemiştim. 1550 m yüksekliğindeki Tufanbeyli Platosunun doğa olaylarını. Zaman zaman gittiğim olmuştur.
Ancak yağmurlu, gök gürültülü ve bulutlu haline hiç rastlamamıştım. Çünkü, yaz aylarının ortasında bu olaylar pek görülmezdi. Ancak çocukluğumun geçtiği yıllara ait benzer doğa olayları, belleğimde saklı gibidir. Bazen özlerdim, yaşadığım anları. Gözlerimin önüne berrak bir şekilde getirmek için kendimi zorlardım. Hele, yüreğimi titreten gök gürültüsünün seslerinin arasında sızan güneş ışınlarının yarattığı, gök kuşağını. Islak postallarım ve elbiselerimle altına sığındığım, Sarıkayalardan, bu harika doğa olaylarını seyretmenin hazzını ne yüreğimden, ne de gözümden silmiştim. Bazen düşünürüm. Acaba, Vatan Sevgisi denilen duygu, bu mudur diye.

İnsanoğlunun neden olduğu tahribat ve pisliklere rağmen, ağustos  ayı bu kez cömert davrandı. Çocukluğumdan bu yana, yaşadığım hasreti sezmiş gibi, bütün hünerlerini döktü önüme. Aramızda öyle bir sevgibağı kuruldu ki, Adana'nın insanı bunaltan sıcaklığını unutmuştum. Aaa... unutmuk, vefasızlık gibi oldu. Kabullenmiştim desem, daha doğru olur sanırım. Nedense, biz insanlar her şeyi kendimiz için isteriz. Bizim ihtiyaçlarımıza, bizim zevklerimize uymuyorsa, hemen kadirşinaslığımız sona erer.

Oysa, Doğa öyle değildir. Şayet atmosferdeki koşullar elverişli ise, Akdeniz'den ısmarlanmış gibi, Toros Dağlarının arasından yükselen beyaz bulutlar yoğunlaştıkça kararmaya başlarlar. Köroğlu Dağından,  bulutların altına doğru yükselen Beyaz Kartal, günlük öğün için vadilerde süzülerek dolaşır. Yıldırımların ışıltısına ve bulutların gürültüsüne karışır  çığlığı.  Yeryüzünü bir serinlik kaplar.

Yağmur damlaları toprakla buluştuğunda, mis gibi bir koku,  insanın genzine doğru akar. Yöre halkı, yağmur yağdı, demez.  Rahmet yağdı der.

O an, ferah ve serin bir esinti, okşar yeryüzünü. Otlar titreşir. Serçeler, kuytu bir yer ararken,  çıkarttıkları seslerle birbirlerine haber verirler.  Bu yaylada, yaz yağmurları hızlı olur. Acelesi varmış gibi vadilerden geçen bulutlar, çarçabuk sularını döküverirler.  Gökyüzü karışır.  Kaçan bulutlar, balkıyan şimşekler ve kendine yer bulan güneş ışınlarının yansıyarak parlattığı dağ yamaçları,  doyumsuz bir renk sunar gözlerimize. Hele,  renkle bir kuşak gibi, dağları ve tepeleri kucağına almışçasına, bir ucu Kurdin( Kurt İni) tepesinde, bir ucu da Üçevler düzlüğünde yerle temas kurmuş Gökkuşağının yarattığı doğa olayı, bir renk cümbüşü içinde ve doyumsuz bir seyir sunar insana. Gözlerinizi ayıramazsınız. Aklınıza, bir efsane gelir. Bu yörede derler ki, Gökkuşağının altından geçersen, kızlar erkek, erkekler de kız olurmuş. İnan inanma. O an, efsanenin gerçekleşmesi gibi, kaplar içinizi.

Tam elli yıl geriye gitmiştim. Belleğimin kuytularında saklı olan bu doğa olaylarını daha net hatırlamaya başladım. Gökkuşağını ne zaman görsek, erkekli- kızlı koşardık altına doğru. Ama hiç ulaşamamıştık.
Rüstem ULUDAĞ (Em.Öğrt.)/Yeni Adana

 

Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün11
mod_vvisit_counterDün169
mod_vvisit_counterBu Hafta981
mod_vvisit_counterBu Ay2417
mod_vvisit_counterToplam309166

Sitede kaç kişi var?

Şu anda 5 ziyaretçi var