www.kayarcik.net

Uzaktaki o köy, KAYARCIK köyü.

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kent yaşamı ve kurallar

Sayfayı gönder Yazdır PDF

Orhan ÖZDEMİR

Toplu yaşam, ister istemez uyulması gereken çok sayıda kuralı barındırmaktadır. Modern zamanlar, yoğun kentleşmeyi de yanında getirdiğinden kurallı yaşam, kentlerde daha da belirleyici bir özellik kazanmıştır.

 

Bugün nüfusu on beş milyonu aşan mega kentlerde, kuralların kısa bir süreliğine işletilmemesinin doğuracağı sonuçları düşünmek bile insanı ürkütmektedir.

Kuralların, kent yaşamının dışında kalan ve görece nüfusu daha az olan (köy, kasaba, ilçe) yerleşim alanlarında uygulanması kentlerdeki kadar zor değildir. Köylerde on katlı apartmanlar olmadığı için apartman kuralları yoktur söz gelimi. Köylerde, evin hanımının çulunu, kilimini balkondan çırpması sırasında savrulan tozlar kimseyi rahatsız etmeyebilir. Ama bu, apartmanlarda yaşayanlar için kabul edilemez bir eylemdir. Böyle davrananlar için kurallar konulması zorunluluğu vardır.

Aslında kimi olayları önlemek için çoğu zaman kuralların da yeterli olmadığı görülmektedir. Yazılı kurallara karşın, kimileri kilimini apartman balkonundan çırpmakta, yüksek sesle müzik dinlemekte, aracıyla kırmızı ışıkta geçmekte, yerlere çöp atmakta ya da yeşil alanlara zarar vermektedir. Bu yüzden, insanın kuralların gerekliliğini içselleştirerek kendi özdenetimini sağlaması daha önemlidir. Okul öncesinden üniversite bitimine kadar olan eğitim, bu özdenetimin geliştirilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Demokrasiyi de toplum yönetiminde özdenetimi sağlayan bir yöntem olarak tanımlamak yanlış olmaz. Özdenetimi gerektirdiği için demokratik bir toplumda yaşamanın, diktatörlükle yönetilen bir toplumda yaşamaktan daha zor olduğu söylenebilir. Çünkü diktatörlüklerde kuralların zorla uygulanması söz konusudur; bireyin kendi başına sorumluluk duygusu geliştirmesi beklenmez. Benimsenmediği halde, belirlenen kurallara uyuluyormuş gibi davranılır. Kısaca bu rolü oynamak zor değildir.

Kent yaşamında kuralların işlemesi ve özdenetimin sağlanması, kentteki tüm kamu kuruluşları ve özel kuruluşların güvenilir olmasına bağlıdır. Son zamanlarda yoğun bir biçimde yaşandığı gibi, kurumlar yurttaşların gözünde güvenilirliğini yitirmişse özdenetimi sağlamak zorlaşır. Zaten her şeyin yanlış gittiği bir ortamda, doğru bir tutum belirlemenin mantığı kalmaz. Yasadışı tutumların ilgi görmesi, emeğin bir değer olmaktan çıkması, medyanın denetimsizliği, belediyelerin yurttaşların sorunlarına ilgisiz kalması bu yanlışlara örnek olarak gösterilebilir.

Burada konuyla ilgili olacağını düşündüğüm bir anekdotu aktarmak istiyorum:

Bir zamanlar av meraklısı asil bir adam, bir apartmanın birinci katında kiracı olarak oturuyormuş. Ormanda avlandıktan sonra, bu av törenini evin bir odasında tekrarlıyormuş. Köpeklerini, öldürsün diye doldurulmuş bir tavşanın üzerine saldırtıyormuş. Kuşkusuz bu uygulama çok gürültülü oluyormuş.

Adamın üst katında da bilgin bir adam oturuyormuş. O da avcıymış; ne var ki alt katta oturanın aksine bir bilim avcısıymış. Bilim avcısına da sessizlik ve huzur gerekiyormuş. Bu nedenle, bir gün komşusuna uygun bir dille:

 "Ya sessiz dur, ya da buradan git" demiş. Buna karşılık birinci katta oturan komşusu ona:

 "Kendi evimde istediğim her şeyi yapabilme hak ve özgürlüğüne sahibim!" diye karşılık vermiş.

İyi de, ne olacak şimdi? Başka bir gün "asil" avcı, evdeki av sonrası törenini gürültü ve patırtı ile tekrarlarken kötü bir sürprizle karşılaşmış. Su damlacıkları odasının tavanından bir yağmur gibi damlamaya başlamış.

"Bu da ne?" demiş kendi kendine. Önce hizmetçiye, sonra da üst kattaki kiracıya koşturmuş. Kiracı, su ile dolup taşmış odasını göstererek ona:

"Duyduğuma göre siz avlanıyorsunuz. Gördüğünüz gibi ben de artık balık avlıyorum. Benim hakkım olan ve hoşuma giden bu uğraş, neden sizin hoşunuza gitmiyor?" diye sormuş.

Bu olaydan sonra alttaki komşu avlanmayı, üstteki komşu da balık tutmayı bırakmış. İki komşu artık birbirinin hak ve özgürlüklerini kısıtlamaksızın dostça yaşamaya devam etmişler.

Şu sıralar, ülkemizde dostça bir arada yaşamaya her zamankinden daha çok gereksinim olduğu kanısındayım./Orhan ÖZDEMİR-Yeni Adana

 

Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün11
mod_vvisit_counterDün163
mod_vvisit_counterBu Hafta174
mod_vvisit_counterBu Ay2751
mod_vvisit_counterToplam282978

Sitede kaç kişi var?

Şu anda 15 ziyaretçi var