www.kayarcik.net

Uzaktaki o köy, KAYARCIK köyü.

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Saimbeyli ve Rönesans

Sayfayı gönder Yazdır PDF

Orhan ÖZDEMİR

1964 yılında Saimbeyli Ortaokulu'na geldiğimde, dünyanın yuvarlak olup olmadığı uzaktan gelen bir geminin önce dumanının, sonra bacasının, daha sonra da gövdesinin görünmesiyle tanımlanıyordu. Oralarda deniz olmadığı için bunu anlamak öyle kolay bir iş değildi. Anlamamış olsak da, hocalarımız böyle dediği için dünya yine de yuvarlaktı.

 

Dünyanın yuvarlak olması ve güneşin çevresinde dönmesi sorunu, ister istemez Galile'yi (1564-1642) çağrıştırıyor. Yoksa biz Saimbeyli Ortaokuluna gelen Mağaralı (Tufanbeyli) ve Saimbeylili çocuklar, Ortaçağ'dan yeni mi çıkıyorduk?  Yani Rönesans bizim için yeni mi başlıyordu?

Özellikle benim gibi köyden gelen çocuklar için Rönesans'ın Saimbeyli'de başladığını söylemek yanlış olmaz. Köylerden gelen çoğu arkadaşımızın babası "Bunlar ortaokula giderse bir Fatiha bile okumaz" diye çekince koyuyordu. Yalnızca bu gerekçeyle çocuğunu ortaokula göndermeyip bir Kur'an kursuna gönderen babalar vardı. Hem namus belası hem de yoksulluk nedeniyle kızların okuma şansı çok azdı. Ne olduğunu çok iyi bilmedikleri halde köylüler, çocuklarının sinema ya da tiyatroya gitmelerini istemezlerdi.

Böyle ortamlardan gelen öğrenciler için Saimbeyli o zamanlar önemli bir kültür merkezi bile sayılabilirdi. Cumhuriyet aydınlığının erken ulaştığı şirin bir ilçeydi Saimbeyli. Sinema salonu vardı. Salonda balolar düzenleniyordu. Gezici tiyatroların uğrak yeriydi. En önemlisi, gelenekleri olan bir ortaokula sahipti.

Geriye dönüp baktığımda Saimbeyli Ortaokulu'nda yüksek düzeyde bir eğitim veriliyordu. Fizik hocamız Şükrü Dalgacıgil, yaptığı çeşitli fizik deneyleriyle Ortaçağ kalıntısı düşüncelerimizi kökünden sarsıyordu. Tabiat Bilgisi hocamızın bir cam kap içindeki saf suya bir miktar talaş atarak yaptırdığı deney, binlerce soru sormamıza neden olmuştu. İçine talaş attığımız saf suyun bir damlasını birkaç gün sonra mikroskopla inceleyip içinde çok sayıda tek hücreli canlı kıpırdadığını görmüştük. Türkçe hocamız Abdurrahman Örs, uyguladığı farklı yöntemlerle kitap okumayı sevdirmişti bize. Köy Enstitülü hocalarımız Osman Çapanoğlu ve Tacettin Tuncay köy çocuklarının sıkıntılarını anlayan babacan tutumlarıyla çok şey kattılar bilincimize.

Yalnızca öğrencileri değil, çevreyi de aydınlatıyordu Saimbeyli Ortaokulu. Okulda öğrencilerin hazırladığı temsiller halka da izletiliyordu. Öğrencilere, hiçbir zaman işine yaramayacak bilgiler yüklenmiyordu. Üstelik elektrikli aydınlatması olmayan evlerde oturan öğrencilere, akşamları okulda ders çalışmalarını sağlayacak kadar özveriliydiler. Köye düzenli öğretmen gelmeyişinden kaynaklanan eksiklerimizi ancak böyle kapatabiliyorduk.

Saimbeyli, aynı zamanda çok sayıda zanaatkarın bulunduğu bir ilçeydi. En az dört beş terzi, bir ya da iki kunduracı dükkanı vardı. Çok sayıda manifaturacının bulunması ilgi çekiciydi. Terzi dükkanları da aslında birer okul gibiydi. Buralarda toplanan öğrenciler haftanın maçlarını, başarılı takımları tartışarak kendilerine gündem oluştururdu. Ayrıca gazete ve radyolardan yansıyan ülke sorunları, dünyadaki kimi bilimsel gelişmeler ve film yıldızları hakkında tartışmalar yapılırdı.

Saimbeyli'de öğrendiklerimiz orada kalmaz,  aldığımız bilgileri gittiğimiz köylere de taşırdık. Her birimiz sırası geldiğinde, köylülerin tutunduğu Ortaçağ kalıntısı bir takım boş inançlara karşı çıkardık. Bir süre sonra savunduğumuz şeylerin doğruluğuna kendileri de inanırdı. Yaptığımız, bilimin aydınlığının halka yansıtılmasından başka bir şey değildi.

Gel zaman git zaman. Aradan elli yıl geçtikten sonra, Saimbeyli artık yöresinin kültür merkezi olma özelliğini korumuyor. Nüfusu gittikçe azalıyor. Aydınları, daha büyük kentlere yerleşmeyi yeğliyor. Yoksa Rönesans büyük kentlere mi taşındı diye sormak geçiyor içimden. Yanıtı kolay olmayan bir soru bu.

Ortaçağ mantığına oturtulmaya çalışılan bir toplumun Rönesans'ı olmayacağını bildiğimden, ben Saimbeyli Ortaokulu'ndaki hocalarımın tümünü saygıyla anıyorum./Orhan ÖZDEMİR-Yeni Adana

LAST_UPDATED2  

Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün55
mod_vvisit_counterDün61
mod_vvisit_counterBu Hafta255
mod_vvisit_counterBu Ay1477
mod_vvisit_counterToplam291124

Sitede kaç kişi var?

Şu anda 34 ziyaretçi var