www.kayarcik.net

Uzaktaki o köy, KAYARCIK köyü.

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Türk Aydınlanması

Sayfayı gönder Yazdır PDF

Orhan ÖZDEMİR

Köy Enstitülerinin kuruluşunun 68. yılı etkinlikleri nedeniyle, farklı yerlerde biri "Köy Enstitüleri Günümüzün Gereksinimlerine Yanıt Verebilir mi?"; diğeri de "Köy Enstitüleri ve Eleştirel Düşünme" konulu iki konferans sundum. Her iki konferansta da iyi bir etkileşim oldu. Bunu, yöneltilen sorulardan anlamak olanaklıydı. Bununla birlikte, kimi düşün insanlarının da zaman zaman dile getirdiği, ama içeriğine katılmadığım düşünceler de soru biçiminde gündeme getirildi.

 

Bu düşüncelerden biri, 'Türk aydınlanması'yla ilgiliydi. Soru, Batı'daki aydınlanma süreçleriyle karşılaştırıldığında, Türk aydınlanması diye bir süreçten söz edilip edilemeyeceği biçiminde yöneltiliyordu. Kimileri daha da ileri giderek Cumhuriyet Devrimi'nin zorlama olduğu, bu nedenle de Türk aydınlanması diye bir şeyin olamayacağı saptamasında bulunuyordu.

Batı aydınlanmasının adresi 18. yüzyıl olarak gösterilse de, başlangıçları 14. yüzyıla kadar gider. Türkler, yalnızca asker ve aydınıyla değil, fetihlerden sonra Avrupa'ya göçen halkıyla da Batı aydınlanmasını hazırlayan sürecin içinde olmuş, 20. yüzyılın başlarına kadar Avrupa'da kalmışlardır. Yüzyıllarca Avrupa'da kalıp oradaki gelişmelerden etkilenmemek, aynı zamanda hiçbir etki bırakmadığını söylemek, kültür tarihi açısından tümüyle olanaksız bir şeydir. İnsanlığın bugünkü düzeyine ulaşması, ancak birbirinin kültüründen etkilenmesiyle olanaklı olmuştur. Bu yüzden dünyanın hiçbir yerinde saf bir kültürden söz edilememektedir.

Bu etkileşim nedeniyle, Osmanlı Devleti 17. yüzyıldan başlayarak Batı'yı, Batı kültürünü daha çok tartışmaya başlamıştır. Batı düşüncesi, Batı eğitimi, Batı sanat ve edebiyatı, Batı dilleri gelip yerleşmiştir Osmanlı aydınlarının gündemine. Batı aydınlanmasında olduğu gibi, akıl, bilim, 'safi Türkçe' arayışları, ulusal kımıldanmalar iyice belirginleşmeye başlamıştır. Kuşkusuz bu gelişmelerin Batı'dakilerle aynı yolu izlemesi beklenmemelidir. Her toplumun kendine özgü bir gelişim süreci izlemesi gerektiği artık tartışılmamaktadır.

Osmanlı Devleti'nin ardından Cumhuriyetin kurulmasıyla 17. yüzyıldan bu yana aydınlanma adına biriken ne varsa bilinen devrimlerle başarılı bir biçimde uygulamaya konulmuştur. Ancak Cumhuriyetin kurulmasıyla hayatta en gerçek yol göstericinin bilim olduğu, dinsel hoşgörünün (laiklik) yerleşmesi gerektiği, kul yerine birey olmanın önemi, toplumsal ilerlemenin zorunlu olduğu vb. açıkça dile getirilmiştir.

Ne var ki Türk aydınlanmasının gerçekleşmediğini söyleyenler, eleştirel aklı ve kültürel etkilenmelerin bilimselliğini bir yana bırakıp 'Türkler otomobili icat etmediğine göre otomobile binmemeli; Türkler, Türkiye'den ne zaman bir Pasteur çıkarsa o zaman kuduz aşısından yararlanmalı' benzeri komik savlar ortaya attıklarının farkında olamamaktadır ne yazık ki. Oysa bütün toplumlar öyle ya da böyle birbirinin ürettiklerini paylaşırlar. Her bir paylaşım, yeni bir bileşimi yaratır. Sonuçta, bu yeni bileşim de paylaşılır. Bugün koyunların yününü ilk kez ipe çevirenin kim olduğu, ilk dokuma tezgâhını kimin yaptığı bilinmemektedir. Ama tüm insanlık, bu buluşların kültürel sonuçlarından yararlanmaktadır.

Bütün bu açıklamalardan sonra şunu söyleyebiliriz: Türk aydınlanması gerçekleşmiştir. Her ülkede olabileceği gibi kimi sarsıntılar geçirebilir. Ama bu tür söylemlerle Cumhuriyet Devrimi'ni kimse azımsayamaz. Bu türden boş tartışmalar yerine, çağın gerisine düşen; hurafeleri yeniden toplumsal yaşama yerleştirmeye çalışan yaklaşımları tartışmak ve çözüm önerileri üretmek daha gerçekçi bir tutum olur./Orhan ÖZDEMİR-Yeni Adana

 

Sitede ara...

Ziyaretçi sayısı

01-01-2011 - >>
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün11
mod_vvisit_counterDün163
mod_vvisit_counterBu Hafta174
mod_vvisit_counterBu Ay2751
mod_vvisit_counterToplam282978

Sitede kaç kişi var?

Şu anda 14 ziyaretçi var